Dil Seçimi:

LEVENT TANRIVERDİ

Leventçe Yaşamak

SİVAS EFSANELERİ

 

 

Yöremiz Efsaneleri (Sivas Geneli)

 
 DİKİLİTAŞ EFSANESİ                   :
İlçenin sırtını yasladığı Tolos Tepesi’ nde, mezar taşlarını andıran iki büyük taş dikilidir. Bu taşların hüzünlü bir hikayesi vardır. Zara’ nın varlıklı ailelerinden birinin oğlu evlenmektedir. Düğün dernek kurulur, yenilir içilir. Ertesi gün gelini köyünden getirmeye gidecek sâmenler yola koyulur. Düğün sahibi yani oğlan tarafı, gelinin ve sâmenlerin dönüşünü izlemek için Tolos Tepesi' ne çıkmıştır. Sâmenler dönerken, ellerindeki mavzerlerle ateş ede ede düğün evine yaklaşmaktadırlar. Bu sırada, kör bir kurşun, talihsiz damadı yaralar ve damat ölür. Bu durumu öğrenen gelin, kendini Kızılırmak’ ın sularına atar. Muradını alamamış olan iki genç, tepeye defnedilir. Mezarlarının baş uçlarına büyük taşlar dikilir. Bu nedenle bu taşlara “Dikili Taş” denilmiştir.
KIZILGÖL EFSANESİ                      :
Kümbet Köyü’ nün üst tarafında Kızılgöl denilen küçük bir göl vardır. Adı geçen köyün büyüklerinden Mahmut Ağa, sabahları ahıra gittiğinde atının kan ter içinde kaldığını görürmüş. Sormuş soruşturmuş. Köydeki bilge kişiler; “Bu olsa olsa alkarısı işidir, akşamleyin atın sırtına “karasakız” yapıştır, eğer al karısı ise, ata bindiğinde yapışır kalır.” demişler. Mahmut Ağa söylenenleri aynen yapmış. Ertesi gün ahıra gittiğinde ne görsün; Saçları ayağına kadar uzanan bir kadın, atın üstünde oturmuyor mu? Ahıra hazırlıklı giden Ağa, hemen alkarısının yakasına iğne sokmuş. Alkarısının baş parmağı olmadığı için bu iğneyi bir türlü çıkaramamış , on yıl Mahmut Ağa’ ya hizmet etmiş.Bir gün, alkarısı , Ağa’ nın küçük kızıyla Hatun Ebe’ den su getirmeye gitmişler. Çiçek toplama bahanesiyle alkarısı, küçük kızı, Hatun Ebe’ nin hemen üst tarafında bulunan göle doğru götürmüş. Göle yaklaşınca kıza yalvarmış, “Yarın kardeşimin düğünü olacak, ne olur şu yakamdaki iğneyi çıkar da düğüne gidip geri geleyim” demiş. Küçük kız, alkarısının yalvarmasına daynamamış ve iğneyi çıkarmış. Alkarısı gölün kenarına yaklaşmış ve kıza, “Baban beni on yıl çalıştırdı da mercimeğinneye ilaç olduğunu bile sormadı." diyerek kendini göle atmış.Birkaç dakika sonra gölün yüzü kana bulanmış. O gün bu gün, gölün adına Kızılgöl söylene gelmiştir.
 
TÖDÜRGE GÖLÜ EFSANESİ             :
Bu günkü Tödürge Gölü’ nün yerinde eskiden aynı isimli bir köy varmış. Bir gün bu köye bir derviş gelmiş. Hiç kimse onu evinde misafir etmek istememiş. Derviş bu duruma üzülmüş, giderken köy halkına beddua etmiş. “Dilerim Allah’ tan, ocağınızdan su çıksın” demiş. Dervişin duası kabul olmuş.Köy sular altında kalmış, köyün insanları da, bu gölde balık olmuş.
 
BAĞLAMA ZAĞLAĞI EFSANESİ     :
Bağlama Köyü ile Kümbet Köyü arasında büyük bir Zağlak (Mağara) vardır. Köylülerin dediklerine göre, despot bir kişi, yöreye gelen zengin bir kervancı grubunu akşam yemeğine davet etmiş; maksadı davet değil, kervancıların paralarını almakmış. Despot kişi, geceleyin kervancıların tek tek kafalarını kesmiş, kestiği başları da bu mağaraya atmış. Yöre köylüleri, dedelerinden dinledikleri bu söylencenin gerçek olup olmadığını anlamak için zağlağa inmek istemişler. İki urganı birbirine ekleyip ucunu da inen kişinin beline bağlayarak o kişiyi zağlağın dibine indirmeye çalışmışlar. Fakat zağlak çok derin olduğu için tehlikeli olur düşüncesiyle insan yerine bir hayvan indirmeyi kararlaştırmışlar. Bir keçiyi boynuzlarından bağlayıp içeriye sallamışlar. İpi geri çektiklerinde keçinin başının kopuk olduğunu görmüşler. Bu olaydan sonra zağlağın gizemi daha da artmış.
 
BOĞANKAYA EFSANESİ               :
Beydağı yakınlarındaki Çıralık Dağı’ nda, çok eskiden büyük bir canavar yaşarmış. Dağın yakınında bulunan Kızılkale Köyü’ nde bir genç sevdiği kızı kaçırmış, bu dağa çıkarmış. Talihsizlik bu ya, canavar önlerine çıkmış. Oğlana saldıracağı sırada kız ellerini kaldırıp Allah’ a “ Yarabbi, sevdiğimi, şu canavardan kurtar, ” diye dua etmiş. Yer yarılıp canavar boğazına kadar toprağa gömülmüş. Bu gün canavarın başı taş olarak dağın eteğinde bulunmaktadır. Bu taşa da “Boğankaya” denilmiştir.

Önceki Sayfa

 Candan Yakın Can Dostu Olmak Adına